Google’ın Yapay Zeka Politikalarındaki Değişiklikler
Günümüzde kullanılan tüm yapay zeka modelleri ve şirketleri, belirli güvenlik politikaları çerçevesinde faaliyet göstermektedir. Bu politikalar, zararlı içerik üretmeme, kötü niyetli amaçlar için kullanılmama ve askeri uygulamalar için kullanılmama gibi önemli ilkeleri içermektedir. Google, bu bağlamda, yapay zekasını asla askeri amaçlar için kullanmayacağına dair bir taahhüt vermişti. Ancak son dönemde, bu konuda beklenmedik ve tartışmalı bir gelişme yaşandı.
Google, yapay zekâyı askeri amaçlar için kullanmayacağı sözünü geri çekti. İlk olarak Bloomberg tarafından bildirilen bu durum, şirketin resmi web sitesinden yapay zekânın silahlar ve gözetleme amaçlarıyla kullanılmayacağına dair olan ifadenin kaldırılmasıyla gündeme geldi. Geçtiğimiz hafta güncellenen herkese açık yapay zeka politikaları sayfasında, peşinden gidilmeyecek uygulamalar bölümünün kaldırıldığı gözlemlendi.
Google’a bu konudaki değişiklikler TechCrunch aracılığıyla soruldu. Şirket, sorulara yanıt olarak, kullanıcıları sorumlu yapay zeka ile ilgili bir blog yazısına yönlendirdi. Bu yazıda, yapay zekanın insanları koruyacak, küresel büyümeyi teşvik edecek ve ulusal güvenliği destekleyecek modeller geliştirileceği ifade edildi. Ancak bu durum, askeri kullanımın tamamen ortadan kalkacağı anlamına gelmiyor.
Önceki dönemde Google, ABD ve İsrail ordularına bulut hizmeti sağlama sözleşmeleri nedeniyle yoğun eleştiriler almıştı. Bunun yanı sıra, yapay zekasının insanlara zarar vermek amacıyla kullanıldığına dair iddialar da gündeme gelmişti. Şirketin bu yeni politikası, gelecekte yeni bir sözleşme hazırlığı içinde olup olmadığını belirsiz kılmakta. Bu ifadelerin kaldırılması, bazı çevrelerce endişe verici olarak değerlendiriliyor. Yakın zamanda, OpenAI’ın da kendi güvenlik politikalarıyla çelişerek, insansız hava aracı avcısı sistemler için bir ABD savunma şirketiyle ortaklık kurduğuna şahit olmuştuk.
Bu gelişmeler, teknoloji dünyasında yapay zeka ile güvenlik, etik ve askeri uygulamalar arasındaki tartışmaların daha da derinleşeceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Webtekno